Sohbet Girişi

Fatih Mansız | BEN NASIL ANLATAYIM

Fatih Mansız | BEN NASIL ANLATAYIM

Fatih Mansız | BEN NASIL ANLATAYIM Hakkında Detaylar

Bu güzel ilahi, insanın gönlünde taşıdığı tarifsiz sevgiyi, hasreti ve Rabbine olan derin muhabbeti kelimelere döküyor. “Denizler mürekkebim, ağaçlar kalem olsa” sözleriyle başlayan bu anlamlı eser, aslında gönüldeki sevginin ne kadar büyük olduğunu ve bazı duyguların ne kalemle ne de kelimelerle tam olarak anlatılabileceğini hissettiriyor.

Fatih Mansız’ın yorumuyla ayrı bir anlam ve duygu kazanan “Ben Nasıl Anlatayım”, dinledikçe insanı kendi gönlüne döndüren, düşündüren ve Rabbine olan sevgisini yeniden hatırlatan çok özel bir ilahi. Her mısrasında bir özlem, her sözünde bir teslimiyet, her nağmesinde ise gönülden gelen bir yakarış hissediliyor.

“Ben ki aşkına âşık, sevgine sevdalıyım / Desen ki anlat beni, ben nasıl anlatayım” sözleri belki de ilahinin en güzel özeti… Çünkü insanın Rabbine olan sevgisini anlatmaya çalışırken kelimeler kifayetsiz kalıyor. Gönülde büyüyen muhabbet, dile geldiğinde eksik kalıyor. Bazı sevgiler anlatılmaz; hissedilir, yaşanır ve insanın bütün hayatına dokunur.

Ben Nasil Anlatayim Fatih Mansız

Ben Nasil Anlatayim Fatih Mansız

Fatih Mansız | BEN NASIL ANLATAYIM İLAHİ SÖZLERİ

Denizler mürekkebim Ağaçlar kalem olsa
Her yaprak birer kâtip Sana aşkımı yazsa
Aydınlığın ay gibi gülüşlerin sımsıcak
Bıraksan ellerimi Yar beni kim tutacak

Ben ki aşkına aşık
Sevgine sevdalıyım
Desen ki anlat beni
Ben nasıl anlatayım

Hasretin yüregimin vurur kıyılarına
Yıldız geceye küser çekilir yatağına
Dört mevsimin dördünde yaprak döker her yanım
Yerim yoksa gönlünde ömrü neylesin canım

Gözlerindir dünyada tek huzur bulduğum yer
Senin olsun tebessüm bana dertlerini ver
Gülüşün kıskandırır Gül bağında gülleri
Gözümde yaş mı kalır varsa yarin elleri

“Hasretin yüreğimin vurur kıyılarına” derken duyulan o derin özlem de insanın içindeki manevi arayışı hatırlatıyor. Dünya ne kadar kalabalık olursa olsun, gönlün huzur bulduğu yer Allah’ı hatırladığı andır. İnsan bazen bir ilahinin tek bir mısrasında bile kendinden, geçmişinden, dualarından ve Rabbine söyleyemediği nice sözden bir parça bulabiliyor.

Fatih Mansız’ın sesinden ve gönülden gelen bu güzel eser, sadece dinlenen bir ilahi değil; insanın kalbine dokunan, düşündüren ve manevi bir yolculuğa çıkaran güzel bir eser olmuş. Rabbim emeği geçen herkesten razı olsun.

Rabbim gönüllerimizi temiz sevgiyle, güzel niyetlerle ve imanla doldursun. Hasretlerimizi vuslata, dualarımızı hayra, gözyaşlarımızı rahmete vesile kılsın. Gönlümüzde taşıdığımız bütün güzel dilekleri hakkımızda hayırlı eylesin.

Bu güzel ilahiyi dinleyen herkesin gönlüne huzur, hanesine bereket, ömrüne sağlık ve kalbine iman güzelliği nasip olsun. Fatih Mansız’a da bu güzel eseri gönüllere ulaştırdığı için teşekkürler. Rabbim sesine, emeğine ve sanatına güzellikler katsın.

Bazen insan gerçekten de “Ben nasıl anlatayım?” diye kalıyor… Çünkü bazı sevgiler kelimelere sığmaz, sadece İslami sohbet gönülde yaşanır.

1
Cevap bırakın