Sohbet Girişi

Muhammed Enes – Ben Kabemi Çok Özledim

Muhammed Enes – Ben Kabemi Çok Özledim

Muhammed Enes – Ben Kabemi Çok Özledim Hakkında Detaylar

Bu ilahi, insanın kalbinin en derin yerinde taşıdığı Kâbe özlemini ve Beytullah’a duyduğu tarifsiz hasreti öylesine güzel anlatıyor ki, dinlerken insanın gönlü ister istemez Mekke’ye, Kâbe’ye ve o mübarek topraklara gidiyor. Her mısrasında ayrı bir duygu, ayrı bir özlem ve ayrı bir dua var. Özellikle “Ben Kâbemi çok özledim” sözünün tekrar tekrar söylenmesi, aslında sadece bir cümle değil; gönülden kopup gelen büyük bir hasretin, kavuşma arzusunun ve manevi özlemin ifadesi gibi…

“Beytullah’tır senin adın, Ümmet koşar akın akın” sözleri, Kâbe’nin Müslümanların gönlündeki yerini ne kadar güzel ifade ediyor. Dünyanın dört bir yanından insanların hiçbir ayrım gözetmeden aynı kıbleye yönelmesi, aynı yerde omuz omuza durması ve aynı duygularla dua etmesi gerçekten tarifsiz bir güzellik. Kimi insan Kâbe’yi daha önce görmüş ve tekrar gitmenin özlemini çekiyor, kimi insan ise henüz o mübarek topraklara ayak basmamış olmasına rağmen kalbinde yıllardır taşıdığı bir hasretle günün birinde oraya varmayı bekliyor. Bu ilahi işte tam da o özlemi dile getiriyor.

“Gönlümdedir hep muradın” sözü de insanın kalbindeki en güzel niyeti anlatıyor. Bazen insanın dilinden dökülecek kelime bulamadığı duyguları bir ilahi birkaç mısrayla anlatabiliyor. Kâbe özlemi de böyle bir duygu. Anlatması kolay değil; çünkü bu özlem yalnızca bir yere gitme arzusu değil. İçinde dua var, teslimiyet var, huzur arayışı var, tövbe var, umut var ve Allah’a daha yakın olma isteği var.

“Hasretinle yanar başım, Damla damla akar yaşım” dizeleri ise ilahinin en dokunaklı bölümlerinden biri. Kâbe’nin özlemiyle gözlerden süzülen yaşları anlatırken insanın kendi içinde yaşadığı manevi duyguları da hatırlatıyor. Bazen bir ezan sesi, bazen bir salavat, bazen Kâbe’nin görüntüsü, bazen de böyle bir ilahinin sözleri insanın kalbine dokunur ve gözlerinden istemsizce yaşlar süzülür. Çünkü insanın kalbinde tarif edemediği bir özlem vardır.

Muhammed Enes Ben Kâbemi Çok Özledim Ilahi Sözleri

Muhammed Enes Ben Kâbemi Çok Özledim Ilahi Sözleri

Muhammed Enes – Ben Kabemi Çok Özledim ilahi sözleri

Beytullah’tır senin adın,
Ümmet koşar akın akın,
Gönlümdedir hep muradın,
Ben Kâbemi çok özledim.

Hasretinle yanar başım,
Damla damla akar yaşım,
Sana varmaktır telaşım,
Ben Kâbemi çok özledim.

Hasretinle yanar başım,
Damla damla akar yaşım,
Sana varmaktır telaşım,
Ben Kâbemi çok özledim.

Sıra sıra dağlar aşsam,
Zemzem içip dolup taşsam,
Lebbeyk deyip senle coşsam,
Ben Kâaabemi çok özledim.

Hasretinle yanar başım,
Damla damla akar yaşım,
Sana varmaktır telaşım,
Ben Kâbemi çok özledim.

Hasretinle yanar başım,
Damla damla akar yaşım,
Sana varmaktır telaşım,
Ben Kâbemi çok özledim.

“Sana varmaktır telaşım” sözü de çok anlamlı. İnsan hayatında birçok şeyin peşinden koşuyor; dünya telaşı, geçim derdi, iş, aile, gelecek kaygısı ve daha nice şey… Fakat bütün bu telaşların arasında insanın gönlünde bambaşka bir telaş oluyor: Kâbe’ye varabilmek, o mübarek toprakları görebilmek, Beytullah’ın karşısında ellerini açıp dua edebilmek. İşte bu ilahi, o manevi telaşı ve kavuşma arzusunu çok güzel hissettiriyor.

“Sıra sıra dağlar aşsam, Zemzem içip dolup taşsam” sözlerinde ise insanın gözünde adeta bir yolculuk canlanıyor. Ne kadar yol olursa olsun, ne kadar zorluk bulunursa bulunsun, insanın gönlünde Kâbe’ye ulaşma arzusu varsa o yolların hepsi aşılmak isteniyor. Zemzem ise başlı başına ayrı bir anlam taşıyor. Bir yudum Zemzem’in insanın gönlünde oluşturduğu huzuru ve o anın manevi atmosferini düşünmek bile insanı duygulandırıyor.

“Lebbeyk deyip senle coşsam” dizesi ise hac ve umre yolculuğunun en özel duygularından birini hatırlatıyor. Lebbeyk… Bu kelimeyi düşünmek bile insanın kalbini titretiyor. Dünyanın farklı yerlerinden gelen insanların aynı sözlerle Allah’a yönelmesi, aynı niyetle yola çıkması ve aynı manevi atmosferi paylaşması insanlığın en güzel görüntülerinden biri. İnsan böyle bir ortamı düşündüğünde, kendi kendine “Rabbim, bana da o mübarek toprakları görmeyi, Kâbe’yi yakından seyretmeyi ve huzurunda dua etmeyi nasip eyle” diye dua etmek istiyor.

Bu ilahinin en güzel taraflarından biri de dinleyen herkesin kendinden bir parça bulabilmesi. Kâbe’ye gitmiş olan için yeniden kavuşma özlemi, hiç gitmemiş olan için ilk defa görebilme hayali, uzaklarda olan için memleketten ve sevdiklerinden çok daha farklı bir manevi hasret… Herkesin gönlünde başka bir hikâyeye dokunuyor.

İlahiyi dinlerken insanın aklına Kâbe’nin etrafında tavaf eden milyonlarca insan geliyor. Kimi yaşlı, kimi genç, kimi çocuk… Dünyanın farklı ülkelerinden, farklı dillerinden, farklı kültürlerinden insanlar tek bir kıble etrafında birleşiyor. Hepsinin yöneldiği yer aynı, dualarının sahibi aynı, umutları aynı. Bu düşünce bile insanın kalbine büyük bir huzur veriyor.

“Ben Kâbemi çok özledim” cümlesinin her tekrarında sanki özlem biraz daha büyüyor. İlk söylendiğinde bir hasret, ikinci söylendiğinde bir dua, tekrarlandığında ise adeta kalbin sessiz feryadı gibi hissediliyor. İnsan bazen gerçekten bir yere gitmekten ziyade orada hissettiği huzuru özlüyor. Kâbe özlemi de biraz böyle… İnsan aslında sadece Kâbe’yi değil, o manevi atmosferi, o huzuru, o teslimiyeti ve dünyanın bütün telaşından uzaklaşıp Rabbine yönelme hissini özlüyor.

Rabbim bu ilahiyi dinleyen herkesin gönlündeki güzel niyetleri kabul etsin. Kâbe’yi görmeyi arzu edenlere en güzel zamanda, en güzel şekilde Beytullah’ı görmeyi nasip etsin. Daha önce gidip gelmiş olanlara tekrar tekrar o mübarek topraklara kavuşmayı nasip eylesin. Mekke’ye, Medine’ye ve mukaddes beldelere gitmek için yüreğinde hasret taşıyan herkesin hasretini vuslata çevirsin.

Rabbim bizleri Kâbe’nin karşısında gözyaşlarıyla dua eden kullarından eylesin. Ellerimizi Beytullah’a açıp sevdiklerimiz, ailemiz, geçmişlerimiz ve bütün ümmet için dua etmeyi nasip etsin. Kalbimizdeki sıkıntıları, kırgınlıkları ve dünya telaşını geride bırakıp huzurla Rabbimize yönelmeyi nasip etsin.

Bu güzel ilahiyi dinleyen herkesin gönlündeki en güzel duaları Allah kabul etsin. Gitmek isteyip henüz gidemeyenlere yolları açsın, maddi ve manevi imkânlar nasip etsin. “Acaba ben de bir gün Kâbe’yi görebilecek miyim?” diye içinden geçiren herkese o mübarek anı yaşamayı nasip etsin.

Kâbe’yi ilk gördüğümüzde yaşanacak o tarifsiz duyguyu, tavafın huzurunu, Zemzem’in serinliğini, Mekke’nin manevi havasını ve Medine’nin gönüllere verdiği huzuru Rabbim herkese nasip eylesin. Allah bizleri davet edilen, kabul edilen ve tekrar tekrar o kutsal topraklara dönebilen kullarından eylesin.

Bu ilahi gerçekten insanın gönlüne dokunuyor. Sözleri sade ama taşıdığı anlam çok büyük. Dinledikçe insanın içinden tek bir dua yükseliyor:

“Allah’ım, biz de Kâbe’yi görmeyi, Beytullah’ın karşısında gözyaşı dökmeyi, Zemzem içmeyi, Lebbeyk demeyi ve o mübarek topraklarda Sana gönülden dua etmeyi nasip eyle. Kalbimizdeki Kâbe özlemini vuslata çevir. Bizi ve sevdiklerimizi mukaddes beldelere sağlık, huzur ve imanla ulaştır. Âmin.”

Ne güzel bir hasret, ne güzel bir dua, ne güzel bir ilahi…
“Ben Kâbemi çok özledim…” sözünü gönülden söyleyen herkesin özlemi inşallah bir gün vuslata dönüşür. Allah herkese Kâbe’yi görmeyi, tavaf etmeyi ve o mübarek atmosferi yaşamayı nasip etsin. Âmin.

1
Cevap bırakın