Hasan bayar – Mevlana Celaleddin
Hasan bayar – Mevlana Celaleddin Hakkında Detaylar
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye ithafen yazılan bu ilahi, tasavvufi aşkın coşkusunu ve manevi bağlılığı derin bir muhabbet diliyle yansıtıyor. Hasan Bayar’ın söz ve bestesiyle ortaya çıkan eser, sadece bir övgü değil; aynı zamanda bir teslimiyet ve yöneliş çağrısıdır.
“Mevlana ya Mevlana, Celaleddin Mevlana” tekrarları, ilahinin kalbinde bir zikir ritmi oluşturuyor. Bu tekrarlar, dinleyeni adeta bir sema haline davet eder gibi; kalbi yumuşatan, ruhu sükûnete erdiren bir etki bırakıyor. “Lütfeyle al deryana” ifadesi ise çok güçlü bir teslimiyet içerir: kul, kendi iradesini bırakıp ilahi rahmetin sonsuz deryasına girmeyi talep eder.

Hasan Bayar Mevlana Celaleddin
Hasan bayar | MEVLANA CELALEDDİN | İlahi sözleri
Mevlana ya mevlana
Celaleddin mevlana
Lutfeyle al deryana
Hudavendigarım
Mevlana ya mevlana
Celaleddin mevlana
Lutfeyle al deryana
Hudavendigarım
Kalpten kalbe akar zem zem
Çaya aşk koyarlar dem dem
ALLAH aşkıyla yanar
Pervane gönüller her dem
Kalpten kalbe akar zem zem
Çaya aşk koyarlar dem dem
ALLAH aşkıyla yanar
Pervane gönüller her dem
Mevlana ya mevlana
Celaleddin mevlana
Lutfeyle al deryana
Hudavendigarım
Mevlana ya mevlana
Celaleddin mevlana
Lutfeyle al deryana
Hudavendigarım
Gönülden gönüle ALLAH
Köprüsünü sermiş ALLAH
Hak için sevenleri
Yakmaz ateşte inşallah
Mesnevi hu der hu ALLAH
Döner durur ALLAH ALLAH
Gönül kanatlanıyor
Aşka gelince maşallah
Mevlana ya mevlana
Celaleddin mevlana
Lutfeyle al deryana
Hudavendigarım
Mevlana ya mevlana
Celaleddin mevlana
Lutfeyle al deryana
Hudavendigarım
Mevlana ya mevlana
Celaleddin mevlana
Lutfeyle al deryana
Hudavendigarım
Mevlana ya mevlana
Celaleddin mevlana
Lutfeyle al deryana
Hudavendigarım
“Kalpten kalbe akar zemzem” dizesi, maneviyatın bir gönülden diğerine aktarılan saf ve temiz bir kaynak olduğunu anlatır. Zemzem burada ilahi aşkın ve hikmetin sembolüdür. “Çaya aşk koyarlar dem dem” gibi halk diliyle kurulmuş ifadeler ise ilahiyi daha samimi ve içten kılar; tasavvufun günlük hayatla iç içe olduğunu gösterir.
“Allah aşkıyla yanar pervane gönüller her dem” sözü, tasavvufun en bilinen metaforlarından biri olan pervaneyi kullanır. Pervane nasıl ışığa yanarak ulaşırsa, âşık da Allah’a ulaşmak için aşk ateşinde yanmayı göze alır. Bu yanış bir yok oluş değil; aksine hakikatte var oluşun başlangıcıdır.
“Gönülden gönüle Allah köprüsünü sermiş Allah” dizesi ise çok derin bir birlik anlayışı sunar. İnsanlar arasındaki gerçek bağın Allah sevgisi olduğu vurgulanır. Hak için sevenlerin ateşte yanmayacağı ifadesi de ilahi adalet ve rahmetin altını çizer.
İlahide Mesnevi’ye yapılan gönderme de oldukça anlamlıdır. “Mesnevi hu der hu Allah” sözleri, Mevlana’nın eserindeki ilahi aşkın ve zikrin sürekli dönen, canlı bir hal olduğunu hatırlatır. Aynı zamanda sema ve devran kültürüne de ince bir işaret vardır.
Genel olarak bu ilahi:
Zikir ritmiyle kalbi etkileyen
İlahi aşkı coşkulu bir dille anlatan
Mevlana’nın manevi mirasını yaşatan
Dinleyeni teslimiyete ve aşka çağıran
bir eser niteliğindedir.
Kısacası bu ilahi, sadece Mevlana’yı anmak değil; onun işaret ettiği yolda yürümeye bir davettir. Dinleyen için bir hatırlayış, bir yöneliş ve içten bir “aşk yolculuğu” başlatır.
